Medikal sektörde alımları tekrar düzenleyen 2006/43 sayılı genelgenin 11. maddesi ile korsan malzeme satışını önlemede önemli bir adım attı. Bu genelgeden önce ürettiğiniz veya ithal ettiğiniz ürününüzü; yükümlülükleri yerine getirip Türk Patent Enstitüsü’nde tescil ettirdiğinizde , Fikri ve Sana-i Haklar Kanunu ile korunuyor olmanız gerekirken korsan malzeme ile mücadelede yasal hak sahipleri zorlanıyordu. Çünkü bu konuda bilgi eksiği sektörümüzde inanılmaz boyuttaydı.
Malzemenin faturasının olmasının yasal olması için yeterli olacağı sanılıyordu. Halbuki uygulamalar böyle göstermiyordu ve hem alıcı hem satıcıyı kanunlarla karşı karşıya getiriyordu. Burada yasal hak sahiplerini en çok üzen ve olayı inanılmaz kılan sektörün en büyük alıcısı olan devletin memurlarına yine aynı devletin kanunlarını anlatamamaktı. Sağlık Bakanlığı’ da devletin yasal alım yapma konusundaki ortaya çıkan sorunları çözmede hassasiyetini göstermiş ve bu genelgenin 11.maddesinde açıkça belirtmiştir.
Artık Sağlık Bakanlığı’na bağlı bütün sağlık tesislerinde Türk Patent Enstitüsü’nden alınan tescil belgeleri geçerlilik kazanacak,Böylece bu ürünler için harcanan emekler gerçek değerini bulacaktır.
.
http://www.saglik.gov.tr/default.asp?sayfa=mevzuat&cid=18
11. 554 sayılı KHK gereğince, Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiş ve Tıbbi Cihaz Yönetmeliklerine uygun üretilmiş olan tek ithalatçısı veya tek üreticisi bulunan tıbbi cihazlar için firmaların tasarım haklarının korunması amacıyla, sağlık tesisleri tarafından yapılacak satın almalarda 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun ilgili hükümlerinin göz önünde bulundurularak satın alma yapılması gerekmektedir.
http://www.turkpatent.gov.tr/dosyalar/mevzuat/TasarimKhk.doc
Sınai hakların korunması konusundaki gelişme, bu konuya özgü
ulusal yasaların çıkartılması suretiyle öncelikle ulusal alanlarda olmuş ve
ulusal ekonomilerin çıkarları göz önünde bulundurularak koruma, ulusal sınırlar
içinde sağlanmıştır.
Sınai hakların uluslar arası düzeyde korunması konusundaki girişimler
ise, XIX. yüzyılda başlamış, bugün bilinen ülkeler arasındaki ikili ve çok
taraflı anlaşmalarla özlenen konumuna yaklaşmıştır.
Türkiye’de de çağdaş bir sınai hak sisteminin oluşturulabilmesi
için, yasal düzenlemeler ve uluslar arası anlaşmalar kabul edilmiştir.
Bu amaçla, Bakanlar Kurulu 4113 sayılı Yetki Kanununa dayanarak,
24.6.1995 tarihinde Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnameyi kabul etmiştir.
Şirketimizin sahip olduğu Renix Marka Disposable Böbrek küveti ‘nin de Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi Bulunmakta olup zaman zaman sahte ürünle piyasaya girmeye çalışan firmalar bulunmaktadır.Biz şirket olarak bu durumda olan kişi ve şirketlerin bu durumu tam olarak bilmediklerini düşünüyoruz.Türk ceza hukukunda aşağıda linki verilen kanunlar çerçevesinde Devletin ve kanunlarının bize vermiş olduğu yetkiyi sonuna kadar kullanacağımızı tüm medikal sektör çalışanlarına bildiririz.
Tasarımdan Doğan Hakka Tecavüz Durumları
Tasarım Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller
Madde 48 - Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak ;
b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek;
c) Bu maddenin önceki a ila b bendlerin de yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak;
d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,
e) Gasp.
Tasarım başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz.
Tescil işaretleri kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.
Madde 48/A. — Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar veya tasarım koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş tasarım koruması olduğunu belirten işareti, yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak tasarım başvurusu veya tasarım hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde, 39 uncu maddede belirtilen haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imâl ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyanlar veya bu amaçla ilân ve reklamlarda, bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
c) 48 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,
Hükmolunur.
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada, bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken, 48 inci maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikâyete bağlıdır.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyetler acele işlerden sayılır. Tasarım hakkı başvurusu veya tasarım korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.